MARKALARIN KORUNMASI HAKKINDA 556 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE
KARARNAME
BİRİNCİ KISIM
BAŞLANGIÇ HÜKÜMLERİ
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Tanımlar ve Korumadan Yararlanacak Kişiler
Amaç ve Kapsamı
Madde 1 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı, bu Kanun
Hükmünde Kararname hükümlerine uygun olarak tescil edilen
markaların korunmasını sağlamaktır.
Bu Kanun Hükmünde Kararname, markaların korunmasına ilişkin
esasları, kuralları ve şartları kapsar.
Tanımlar
Madde 2 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamede geçen:
a) Marka, ortak markalar ve garanti markaları dahil ticaret
markaları veya hizmet markalarını,
b) "Paris Sözleşmesi", Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus
Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair 20 Mart 1883
Tarihli Mukavele ile Türkiye tarafından onaylanmış
değişikliklerini,
c) "Enstitü", 544 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kurulan
Türk Patent Enstitüsü'nü,
d) "Marka Vekili", bu Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen
haklarla ilgili konularda, ilgili kişileri Enstitü nezdinde
temsil eden, danışmanlık yapan ve haklarının korunması için
Enstitü nezdinde gerekli girişimlerde bulunan ve işlemleri
yürüten kişileri,
ifade eder.
Korumadan Yararlanacak Kişiler
Madde 3 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin öngördüğü koruma;
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı olan veya sınai
veya ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişilerce veya
Paris Sözleşmesi yahut Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması
hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişilerce elde edilir.
Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamına girmemekle beraber,
Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen
marka koruması tanımış yabancı devletlerin gerçek veya tüzel
kişileri de karşılıklılık ilkesi uyarınca Türkiye'de marka
korunmasından aynı şekilde yararlanır.
Milletlerarası Anlaşmaların Öncelikle Uygulanması
Madde 4 - Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına göre yürürlüğe
konulmuş milletlerarası anlaşma hükümlerinin bu Kanun Hükmünde
Kararname hükümlerinden daha elverişli olması halinde, 3 üncü
maddede belirtilen kişiler, elverişli hükümlerin uygulanmasını
talep etme hakkına sahiptir.
İKİNCİ BÖLÜM
MARKANIN İÇERECEĞİ İŞARETLER VE MARKANIN ELDE EDİLMESİ
Markanın İçereceği İşaretler
Madde 5 - Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka
teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması
koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller,
harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajlarının gibi
çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen,
baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü
işaretleri içerir.
Marka, mal veya ambalajı ile birlikte tescil ettirilebilir. Bu
durumda mal veya ambalajın tescili marka sahibine mal veya
ambalaj için inhisari bir hak sağlamaz.
Marka Hakkının Elde Edilmesi
Madde 6 - Bu Kanun Hükmünde Kararname ile sağlanan marka
koruması tescil yoluyla elde edilir.
Marka
Tescilinde Red İçin Mutlak Nedenler
Madde 7 - Aşağıda yazılı işaretler marka olarak tescil edilemez:
a) 5 inci madde kapsamına girmeyen işaretler,
b) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil
edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka
ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı olan markalar.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç,
değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği,
hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve
hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve
adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren
markalar,
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli
bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt
etmeye yarayan işaret ve adları münhasıran veya esas unsur
olarak içeren markalar,
e) Malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan şeklini veya bir
teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan, kendine malın
şeklini veya mala asli değerini veren şekli içeren işaretler,
f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri,
coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar,
g) Yetkili mercilerden kullanmak için izin alınmamış ve
dolayısıyla Paris Sözleşmesinin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesine
göre reddedilecek markalar,
h) Paris Sözleşmesi'nin 2 nci mükerrer 6 ncı maddesi kapsamı
dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, tarihi, kültürel
değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil
izni vermediği diğer **armalar**, amblemler veya nişanları
içeren markalar,
ı) Sahibi tarafından izin verilmeyen Paris Sözleşmesi'nin 1 inci
mükerrer 6 ıncı maddesine göre tanınmış markalar,
j) Dini değerleri ve sembolleri içeren markalar,
k) Kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı markalar.
Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu
mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt
edici bir nitelik kazanmış ise, (b), (c), (d) bentlerine göre
tescili reddedilemez.
Marka Tescilinde Red İçin Nispi Nedenler
Madde 8 - Tescil edilmiş veya tescil için başvuru yapılmış bir
markanın sahibi tarafından itiraz yapılması durumunda, aşağıdaki
hallerde marka tescil edilemez.
a) Tescil için başvurusu yapılan marka,tescil edilmiş veya
tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı ise
ve aynı mal veya hizmetleri kapsıyorsa,
b) Tescil için başvurusu yapılan marka,tescil edilmiş veya
tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya
benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış
bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer
ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın
halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma
ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir
marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa.
Marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisi tarafından
markanın kendi adına tescili için, marka sahibinin izni olmadan
ve geçerli bir gerekçe gösterilmeden yapılan başvuru, marka
sahibinin itirazı üzerine red edilir.
Tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir
başka işaretin sahibinin itiraz etmesi üzerine, tescili
istenilen marka, aşağıdaki hallerde tescil edilmez.
a) Markanın tescili için yapılan başvuru tarihinden önce veya
markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan
tarihinden önce bu işaret için hak elde edilmiş ise,
b) Belirtilen işaret, sahibine daha sonraki bir markanın
kullanımını yasaklama hakkını veriyorsa.
Marka, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce
yapılmış bir markanın aynı veya benzeri olmakla birlikte, farklı
mallar veya hizmetlerde kullanılabilir. Ancak, tescil edilmiş
veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı
tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği,
markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu
yapılmış markanın ayırt edici karekterini zedeleyici sonuçlar
doğurabileceği durumda, tescil edilmiş veya tescil için
başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı
üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile,
sonraki markanın tescil başvurusu red edilir.
Tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi
ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet
hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil
başvurusu reddedilir.
Ortak ve garanti markalarının sona ermesinden itibaren üç yıl
içinde ortak marka veya garanti markası ile aynı veya benzeri
olan marka tescil başvurusu itiraz üzerine reddedilir.
Bir markanın yenilenmeme nedeniyle koruma süresinin dolmasından
sonra iki yıl içerisinde aynı veya benzer markanın, aynı veya
benzer mal ve hizmetler için yapılan tescil başvurusu itiraz
üzerine reddedilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
MARKANIN KORUMA KAPSAMI
Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı
Madde 9 - Aşağıda belirtilen hallerde, marka sahibinin izni
alınmadan markasının kullanılmasının önlenmesini talep etme
yetkisi vardır:
a) Markanın tescil kapsamına giren aynı mal veya hizmetlerle
ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir
işaretin kullanılması,
b) Tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli
markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal
veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk üzerinde, işaret ile
tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil,
karıştırılma ihtimali olan herhangi bir işaretin kullanılması,
c) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın
kapsamına giren mal veya hizmetlerle benzer olmayan mal veya
hizmetlerde kullanılması halinde, tescili istenen işaretin
kullanılmasıyla tescilli markanın itibarından dolayı haksız
avantaj elde edecek veya tescilli markanın ayırt edici
karakterine zarar verecek nitelikteki herhangi bir işaretin
kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, birinci fıkra hükmüne göre,
yasaklanabilir:
a) İşaretin mal veya ambalajı üzerine konulması,
b) İşareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla
stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o
işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması,
c) İşareti taşıyan malın ithali veya ihracı,
d) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarda kullanılması.
Markanın sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka
tescilinin yayın tarihi itibariyle hüküm ifade eder. Markanın
tescili için yapılacak başvurunun yayınlanmasından sonra
doğabilecek durumlarla ilgili olarak tazminat talebi
yapılabilir. Ancak başvurunun yayını ile doğan haklar, tescilin
yayınıyla birlikte tescilli markadan doğan hakların kapsamı
içinde değerlendirilir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların
geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayınlanmasından önce
karar veremez.
Markanın Sözlük veya Başka Başvuru Eserlerinde Yer Alması
Madde 10 - Tescilli bir markanın, tescilli olduğu belirtilmeden
bir sözlük, ansiklopedi veya bir başka başvuru eserinde, jenerik
ad izlenimi verecek şekilde, yayımlanması durumunda, marka
sahibinin talebi üzerine yayımcı, yayımın sonraki ilk sayısında
yanlışlığı düzeltir.
Ticari Vekil veya Temsilci Adına Tescilli Markanın Kullanımının
Yasaklanması
Madde 11 - Marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisi adına,
marka sahibinin izni alınmadan marka tescili yapılması halinde;
marka sahibi kullanım için yetki vermemiş ise ve ticari vekil
veya temsilcinin haklı bir gerekçesi yoksa, marka sahibinin
markasının kullanılmasına itiraz etmek hakkı vardır.
Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamında İstisna
Madde 12 - Dürüstce ve ticari veya sanayi konularla ilgili
olarak kullanmaları koşuluyla üçüncü kişilerin, ad ve adresini,
mal veya hizmetlerle ilgili cins,kalite,miktar kullanım
amacı,değer, coğrafi kaynak ,üretim veya sunuluş zamanı veya
diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları marka sahibi
tarafından engellenemez.
Marka Tescilinden Doğan Hakların Tüketilmesi
Madde 13 - Tescilli bir markanın tescil kapsamındaki mal üzerine
konularak, marka sahibi tarafından veya onun izni ile Türkiyede
piyasaya sunulmasından sonra, mallarla ilgili fiiller marka
tescilinden doğan hakkın kapsamı dışında kalır.
Marka sahibinin, birinci fıkra hükmüne girmesine rağmen, malın
piyasaya sunulmasından sonra, üçüncü kişiler tarafından
değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı
kullanmalarını önleme yetkisi vardır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
MARKANIN KULLANILMASI
Markanın Kullanılması
Madde 14 - Markanın, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde,
haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma beş
yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka
iptal edilir.
Aşağıda belirtilen durumlar markayı kullanma kabul edilir.
a) Tescilli markanın ayırt edici karakterini değiştirmeden
markanın farklı unsurlarla kullanılması,
b) Markanın yalnız ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarında
kullanılması,
c) Markanın, marka sahibinin izni ile kullanılması,
d) Markayı taşıyan malın ithalatı.
BEŞİNCİ BÖLÜM
MARKA TESCİLİNDEN DOĞAN HAKLARLA
İLGİLİ HUKUKİ İŞLEMLER
Markanın Hukuki İşlemlere Konu Olması
Madde 15 - Tescilli bir marka, başkasına devir edilebilir, miras
yolu ile intikal edebilir, kullanma hakkı lisans konusu
olabilir, rehin edilebilir. Rehin hakkı bakımından Medeni
Kanunun rehin hakkına ilişkin hükümleri uygulanır.
Tescilli bir marka üzerindeki sağlararası işlemler yazılı şekle
tabidir.
Markanın Devri
Madde 16 - Marka, tescil edildiği mal veya hizmetlerin tümü veya
bir kısmı için devir edilebilir.
Bir işletmenin aktif ve pasifleri ile birlikte devri, aksi
kararlaştırılmamışsa, işletmeye ait markaların da devrini
kapsar. Bu hüküm, işletmenin devrine, sözleşmeden doğan
yükümlülük halinde uygulanır.
İkinci fıkra hükmü hariç olmak üzere, bir markanın devri,
mahkeme kararının sonucu olan devir hariç, yazılı olarak yapılır
ve devir sözleşmesi taraflarca imzalanır. Aksine sözleşmeler
hükümsüzdür.
Markanın devri, mal veya hizmetlerin coğrafi kaynağı,kalitesi
veya markanın kendisi ile ilgili olarak halkı yanılgıya
düşürebilecek nitelikte ise, yeni marka sahibi halkı yanılgıya
düşürmeyecek şekilde mal veya hizmetlerde marka tescilinin
sınırlı bir hale getirilmesini kabul etmediği takdirde, devir
işlemi Enstitü tarafından yapılmaz.
Tescilli bir markanın devri sırasında aynı markanın veya ayırt
edilemeyecek derecede benzerinin, aynı veya halkı yanılgıya
düşürecek derecede benzeri mallar veya hizmetler için başka
marka tescillerinin bulunması halinde, bu markalarında
devredilmesi şarttır.
Devir, taraflardan birinin talebi üzerine, sicile kayıt edilir
ve yayınlanır.
Devir, sicile kayıt edilmediği sürece, taraflar markanın
tescilinden doğan yetkileri iyi niyetli üçüncü kişilere karşı
ileri süremez.
Ticari Vekil veya Temsilci Adına Tescilli Markanın Devri
Madde 17 - Marka sahibinin izni olmadan onun ticari vekili veya
temsilcisi adına marka tescil edilmesi halinde, ticari vekil
veya temsilcinin haklı bir gerekçesi yoksa, marka sahibinin söz
konusu tescilin kendi lehine devir edilmesini isteme yetkisi
vardır.
Markanın Teminat Olarak Gösterilmesi
Madde 18 - Tescilli bir marka, işletmeden bağımsız olarak,
teminat olarak gösterilebilir.
Markanın teminat olarak gösterilmesi, taraflardan birinin talebi
üzerine, sicile kayıt edilir ve yayınlanır.
Haciz
Madde 19 - Tescilli bir marka işletmeden bağımsız olarak, haciz
edilebilir.
Haciz sicile kayıt edilir ve yayınlanır.
Lisans
Madde 20.- Tescilli bir markanın kullanım hakkı, tescil edildiği
mal veya hizmetlerin bir kısmı veya tamamı için lisans
sözleşmesine konu olabilir.
Lisans Şartları
Madde 21 - Lisans, inhisari lisans veya inhisari olmayan lisans
şeklinde verilebilir.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, lisans inhisari değildir.
Lisans veren markayı kendi kullanabileceği gibi, üçüncü kişilere
aynı markaya ilişkin başka lisanslar da verebilir.
İnhisari lisans söz konusu olduğu zaman, lisans veren başkasına
lisans veremez ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça, kendisi de
markayı kullanamaz.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans sahipleri, lisanstan
doğan haklarını üçüncü kişilere devir edemez veya alt lisans
veremez.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans hakkını alan kişi,
markanın koruma süresinde markanın kullanılmasına ilişkin her
türlü tasarrufta bulunabilir.
Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari lisansa sahip
olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından marka sahibinin markadan
doğan haklarına, tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin bu
Kanun Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği davaları, kendi
adına açabilir. İnhisari olmayan lisans sahiplerinin, dava açma
hakları yoktur. Altıncı fıkra hükümlerine göre, markaya tecavüz
dolayısıyla dava açma hakkı olmayan bir lisans alan, noter
vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle, gereken davayı açmasını
marka sahibinden isteyebilir. Marka sahibinin, bu talebi kabul
etmemesi veya bildirimin alındığı tarihten itibaren, üç ay
içinde, gerekli davanın açılmaması halinde, lisans alan yaptığı
bildirimi de ekleyerek, kendi adına dava açabilir. Lisans alan,
ciddi bir zarar tehlikesi karşısında ve söz konusu sürenin
geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden
telep edebilir. Lisans alan, dava açtığını marka sahibine
bildirir.
Marka sahibi, talimatlarıyla uygunluk içinde, lisans alan
tarafından üretilen malın veya sunulan hizmetlerin kalitesini
garanti edecek önlemleri alır.
Sözleşme şartlarının lisans alan tarafından ihlali halinde,
tescilli bir markadan doğan haklar, lisans alana karşı, dava
yoluyla ileri sürülebilir.
Lisans sicile kayıt edilmediği sürece, iyiniyetli üçüncü
kişilere karşı ileri sürülemez.
Lisans sözleşmelerinde bu Kanun Hükmünde Kararname ile konuya
ilişkin diğer kanun, tüzük, yönetmelik ve tebliğlere aykırı
hükümler bulunamaz. Bu tür düzenlemeler lisans tarihinden sonra
yapılsa dahi, lisans sözleşmelerindeki aykırı hükümler geçersiz
sayılır.
Hukuki İşlemlerin Başvurulara Uygulanması
Madde 22 - Devir, lisans, intikal, haciz, rehin ve marka sahibi
hakkındaki değişiklikler ile ilgili hukuki işlemler marka
başvurularına da uygulanır.
İKİNCİ KISIM
BAŞVURU
BİRİNCİ BÖLÜM
MARKA BAŞVURUSU VE EKLERİ
Başvuru Şartları
Madde 23 - Bir markanın tescil edilmesi için aşağıda belirtilen
unsurlar ile başvuruda bulunmak şarttır:
a) Şekli ve kapsamı yönetmelikte belirlenen, başvuru sahibinin
kimliğine ilişkin bilgileri de içeren başvuru dilekçesi,
b) Markanın yayına ve çoğaltmaya elverişli örneği,
c) Markanın kullanılacağı malların veya hizmetlerin listesi,
d) Başvuru ücretinin ödendiğini gösterir belge aslı,
e) Sınıf veya sınıfların ücretinin ödendiğini gösterir belge
aslı,
f) Marka vekili tayin edilmiş ise vekaletname,
g) Başvuru sahibi tüzel kişi ise imza sirküleri,
h) Başvuru sahibinin ticaretle uğraştığını gösterir belge.
Bir marka tescil başvurusunun geçerliliği için, başvuru
ücretinin başvuru ile birlikte ödenmesi şarttır.
Her marka tescili için ayrı başvuru yapılması zorunludur.
Bir marka başvurusu ile birlikte veya daha sonra Enstitüye
verilecek her türlü belge, bu Kanun Hükmünde Kararnameye ilişkin
yönetmelikte öngörülen hususları kapsar.
Sınıflandırma
Madde 24 - Markaların kullanılacağı mallar veya hizmetler,
markaların tescili amaçları için malların veya hizmetlerin
uluslararası sınıflandırılmasına ilişkin esaslara göre
sınıflandırılır. Sınıflandırma ile ilgili ilkeler yönetmelikte
belirtilir.
İKİNCİ BÖLÜM
RÜÇHAN HAKKI
Milletlerarası Sözleşmelere Dayanan Başvurulardan Doğan Rüçhan
Hakları
Madde 25 - Paris Sözleşmesine dahil ülkelerden birine mensup
veya bu ülkelerden birine mensup olmamakla birlikte onlardan
birinde ikametgahı veya işler durumda bir ticari müessesesi
bulunan gerçek veya tüzel kişiler, bu ülkelerin herhangi birinde
yetkili mercilere bir markanın tescili için usulüne uygun olarak
yaptıkları başvuru tarihinden itibaren, altı ay süreyle aynı
marka için tescil belgesi almak üzere Türkiye'de başvuru yapma
konusunda rüçhan hakkından yararlanır. Bu süre içinde
kullanılmayan rüçhan hakları düşer.
Birinci fıkrada belirtilen süre içinde, rüçhan hakkına
dayanılarak başvuru yapıldığı takdirde, rüçhan hakkının doğduğu
tarihten itibaren, üçüncü kişiler tarafından yapılacak rüçhan
hakkına konu olan tescil başvurusunun mal veya hizmetler
itibarıyla kapsamındaki başvurular ve bunlar adına yapılacak
marka tescilleri hüküm ifade etmez.
Paris Sözleşmesine taraf bir ülke uyruğu olan gerçek veya tüzel
kişi, Paris Sözleşmesine taraf olmayan bir ülkede, marka tescili
için geçerli bir başvuru yapmışsa, bu madde hükmüne göre, söz
konusu başvurunun rüçhan hakkından yararlanır.
Sergilerde Teşhir Hakkından Doğan Rüçhan Hakları
Madde 26 - Tescil başvurusundaki markanın kulanılacağı malları
veya hizmetleri Türkiye'de açılan milli ve milletlerarası
sergilerde veya Paris Sözleşmesine taraf ülkelerde açılan resmi
veya resmi olarak tanınan sergilerde teşhir eden 3 üncü maddenin
birinci fıkrasında yazılı gerçek veya tüzel kişiler, sergideki
teşhir tarihinden itibaren altı ay içinde, Türkiye'de marka
tescil ettirmek için başvuru yapma konusunda rüçhan hakkından
yararlanır.
Tescil başvurusunda belirtilen markanın kullanılacağı mallar
veya hizmetler, sergide görünür şekilde resmi açılış tarihinden
önce sergilenmişse rüçhan süresi, malların sergi yerine
konulduğu veya hizmetin sergilendiği tarihten itibaren başlar.
Birinci fıkrada belirtilen sergilerden Türkiye'de açılanların
yetkili mercileri, tescil başvurusundaki bir markanın
kullanılacağı mallarını sergide teşhir edenlere veya hizmeti
sergileyenlere, teşhir ettikleri malların çeşidini veya teşhir
ettikleri hizmetlerin cinsini açıkca belirten ve malın veya
hizmetin sergide görünür şekilde sergilendiği tarihi ve resmi
açılış tarihini gösterir bir belge verir.
Yabancı ülkelerde teşhir edilen mallar veya hizmetler için,
serginin açıldığı ülkenin yetkili mercileri tarafından
düzenlenen ve üçüncü fıkrada yazılı hususları içeren bir
belgenin verilmesi şarttır.
Başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir markanın
kullanılacağı malların, Türkiyede açılan sergilerde teşhir
edilmesine ve sergi bittikten sonra ülkesine geri gönderilmesine
engel olunmaz.
Bir sergide teşhir edilmiş, tescil başvurusu bulunan veya
tescilli bir markanın kullanılacağı mallar veya hizmetler ile
ilgili olarak birden çok başvuru yapılmışsa, bu durumda bu
malları veya hizmetleri ilk sergileyen kişi, aynı zamanda
sergilenmesi halinde ise, ilk başvuruda bulunan kişi, rüçhan
hakkından yararlanır.
Rüçhan Hakkının Hükmü
Madde 27 - 25 nci ve 26 ncı madde hükümlerine göre rüçhan
hakkının hüküm ve sonuçları, rüçhan hakkının talep edildiği
başvurunun tarihi itibariyle doğar.
Rüçhan Hakkının Talep Edilmesi ve Belgelendirilmesi
Madde 28 - Başvuru sahibi, yararlanmak istediği rüçhan hakkını
başvuru ile birlikte talep eder. Bununla ilgili rüçhan hakkı
belgesini, başvuru tarihinden itibaren üç ay içinde vermediği
takdirde rüçhan hakkından yararlanma talebi yapılmamış sayılır.
Sergi teşhir hakkına dayalı olarak alınmış bir rüçhan, 25 nci
maddeye göre verilen rüçhan süresini uzatmaz.
ÜÇÜNCÜ KISIM
TESCİL İŞLEMLERİ
BİRİNCİ BÖLÜM
BAŞVURUNUN İNCELENMESİ
Şekli İnceleme
Madde 29 - Enstitü, başvurunun 23 üncü maddede belirtilen
şartlara uygunluğunu ve herhangi bir şekli eksikliğin bulunup
bulunmadığını inceler. Enstititü 23 üncü maddenin birinci ve
ikinci fıkrası hükmü uyarınca herhangi bir eksikliğin olmadığına
karar verirse, marka tescil başvurusu başvurunun Enstitüye veya
onun yetkili kıldığı makama verildiği tarih, saat ve dakika
itibariyle kesinleşir.
Rüçhan hakkı talep edilmişse, Enstitü tarafından 25 nci, 26 ncı
ve 27 nci madde hükümlerine göre ayrıca inceleme yapılır.
Şekli Eksiklerin Giderilmesi
Madde 30 - Bir başvuruda, 23 üncü maddede yer alan şartların
yerine getirilmediği tesbit edilirse, Enstititü söz konusu
eksiklerin yönetmelikte öngörülen süre içinde giderilmesini
başvuru sahibine bildirir.
Enstitü, 23 üncü maddenin birinci fıkrasının a bendinde
belirtilen başvuru dilekçesinde başvuru sahibinin kimliğine
ilişkin bilgilerin bulunmaması veya eksik bulunması veya b, c, d
bentlerinde belirtilen belgelerden herhangi birinin verilmemesi
halinde, başvuruyu reddeder.
Enstitü tarafından giderilmesi istenen ve 23 üncü maddenin
birinci fıkrasının e, f, g ve h bentleri kapsamına giren
eksiklerin, yönetmelikte öngörülen süre içinde giderilmiş olması
koşuluyla, marka tescil başvurusu başvurunun ilk yapıldığı tarih
itibariyle kesinleşir.
Rüçhan hakkına ilişkin eksiklerin giderilmemesi sadece rüçhan
hakkının yitirilmesi bakımından hüküm ifade eder.
Başvuru Yapma Hakkı Yönünden İnceleme
Madde 31 - 3 üncü madde kapsamına girmeyen gerçek veya tüzel
kişilerin başvurusu reddedilir.
Red İçin Kesin Nedenler Yönünden İnceleme
Madde 32 - Enstitü, başvurunun şekli yönden hiç bir eksiği
bulunmadığına karar verirse, markanın kullanılacağı ve tescil
kapsamına girmesi talep edilen mallar veya hizmetlerin bir kısmı
veya tamamı itibariyle başvurunun özellikle 7 inci madde
hükümleriyle uygunluğunu inceler. Başvuru, 7 nci maddeye göre,
uygun görülmeyen mallar veya hizmetlerin tamamı veya bir kısmı
itibariyle reddeder.
İKİNCİ BÖLÜM
BAŞVURUNUN YAYINLANMASI
Başvurunun Yayınlanması
Madde 33 - Başvuru şartları eksiksiz bir şekilde yerine
getirilmiş, 29 uncu , 30 uncu , 31 inci ve 32 inci madde
hükümlerine göre reddedilmemiş bir marka tescil başvurusu ilgili
bültende yayınlanır.
Başvurunun birinci fıkrada belirtilen madde hükümlerine göre
reddedilmesine, başvuru yayınlandıktan sonra karar verilirse,
başvurunun reddedildiğine ilişkin karar ayrıca yayınlanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN GÖRÜŞ VE İTİRAZLARI
Üçüncü Kişilerin Görüşleri
Madde 34 - Marka başvurusunun yayınından sonra, herhangi bir
gerçek veya tüzel kişi veya herhangi bir grup veya hizmetleri
temin edenler, üreticiler veya imalatçıları temsil eden bir
organ, tacir veya tüketiciler, 7 nci maddeye göre, markanın
tescil için yeterli nitelikleri taşımadığını belirten yazılı
görüşlerini Enstitüye sunabilir. Ancak bu kişiler, Enstitü
nezdinde işlemlere taraf olamaz.
İtiraz
Madde 35 - Tescil başvurusu yapılmış markanın 7 nci ve 8 inci
madde hükümlerine göre tescil edilmemesi gerektiğine ilişkin
itirazlar, başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin itirazlar
ilgili kişiler tarafından marka başvurusunun yayınından itibaren
üç ay içerisinde yapılır.
8 inci maddenin son fıkrası çerçevesinde yapılacak itiraz ancak
itiraz eden kişinin markasını bu süre içerisinde kullanmaması
halinde reddedilir.
İtirazlar yazılı ve gerekçeli olarak yapılır. Enstitü itiraz
sahibinden, yönetmelikte öngörülen sürede yerine getirilmek
üzere, ek belge, kanıt ve gerekçeler isteyebilir.
Bu süre içerisinde istenilen ek belge , kanıt ve gerekçeler
Enstitüye verilmediği takdirde itiraz yapılmamış sayılır.
İtirazın İncelenmesi
Madde 36 - Enstitü, itirazları incelerken gerekli gördüğü süre
ve sıklıkta tarafların itiraz ve karşı görüşlerini ilgili
taraflara iletir ve yazılı görüşlerini alır.
Enstitü gerekli görürse tarafları uzlaşmak için bir araya
getirir.
Enstitü, yapılan itirazı geçerli bulmazsa reddeder. İtiraz,
başvuruda kullanılacağı belirtilen mallar veya hizmetlerden bir
kısmıyla ilgili olarak geçerli bulunursa bu mallar veya
hizmetlere ilişkin olarak kabul edilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
MARKA BAŞVURUSU İLE İLGİLİ ŞEKLİ İŞLEMLER
Yanlışlıkların Düzeltilmesi
Madde 37 - Başvuru sahibinin talebi üzerine , marka başvurusunda
içerik, mal veya hizmetlerde değişiklikleri kapsamayan; başvuru
sahibinin adı ve adresindeki hatalar, imla hatalarına ilişkin
yanlışlıkların düzeltilmesi, başvurunun incelenmesi işlemleri
aşamasında yapılır.
Başvurunun Geri Çekilmesi
Madde 38 - Marka başvurusu, markanın tescil edilmesinden önce,
başvuru sahibi tarafından geri çekilebilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
TESCİL
Tescil
Madde 39 - Bu Kanun Hükmünde Kararname ve ilgili yönetmelik
hükümlerine göre başvurusunu eksiksiz yapmış veya eksiklerini
gidermiş ve süresi içerisinde hakkında itiraz yapılmamış veya
yapılan itiraz kesin olarak reddedilmiş bir başvuru tescil
edilerek sicile kaydedilir. Başvuru sahibine "Marka Tescil
Belgesi" verilir.
Sicil kaydında; marka örneği, başvuru tarihi, marka tescil
numarası, markanın kullanılacağı mallar veya hizmetlerin
listesi, mal veya hizmetlerin sınıf veya sınıfları, marka
sahibinin ve varsa vekilinin adı, soyadı, uyruğu,tüzel kişilerde
ticaret ünvanı ve hangi ülkenin kanunlarına göre kurulu olduğu,
adresi, tescil tarihi , marka ve marka hakları ile ilgili bütün
değişiklikler ve yönetmelikte öngörülen diğer hususlar yer alır.
Marka sicili alenidir. Talep edilmesi ve yönetmelikte öngörülen
ücretin ödenmesi koşuluyla sicil örneği verilir.
Sicil kaydı yapılan marka ile ilgili bilgiler yönetmelikte şekil
ve şartları belirtildiği biçimde ve ikinci fıkrada yer alan
unsurları da kapsamak üzere yayınlanır.
DÖRDÜNCÜ KISIM
MARKANIN KORUMA SÜRESİ ve MARKA TESCİLİNİN YENİLENMESİ
Markanın Koruma Süresi
Madde 40 - Tescilli markanın koruma süresi başvuru tarihinden
itibaren on yıldır. Bu süre onar yıllık dönemler halinde
yenilenir.
Yenileme
Madde 41 - Koruma süresi sona eren marka, sahibinin veya onun
yetkili kıldığı vekilin talebi ve yönetmelikte öngörülen
yenileme ücretinin ödenmesi koşuluyla yenilenir.
Enstitü, tescil süresinin dolmakta olduğunu, sürenin bitiminden
önce ve yönetmelikte öngörülen süre içinde, marka hakkı sahibine
haber verir. Enstitünün bu bilgiyi vermemiş olması, Enstitüye
herhangi bir sorumluluk getirmez.
Yenileme talebinin yapılması ve yenileme ücretinin ödenmesi,
koruma süresinin sona erdiği ayın son gününden önceki altı ay
içinde gerçekleştirilir. Bu sürenin kaçırılması durumunda,
yenileme talebi, ek bir ücretin ödenmesi koşuluyla, bir önceki
cümlede belirtilen son günden itibaren altı aylık süre uzatımı
içinde de yapılabilir.
Yenileme süresi mevcut tescilin sona erdiği gün başlar. Yenileme
sicile kayıt edilir ve yayınlanır.
Koruma süresinin bitiminden itibaren altı aylık süre içerisinde
yenilenmeyen markalar hükümsüz sayılır.
BEŞİNCİ KISIM
MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE MARKA HAKKININ SONA ERMESİ
BİRİNCİ BÖLÜM
MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ
Hükümsüzlük Halleri
Madde 42 - Aşağıdaki hallerde markanın hükümsüz sayılmasına
yetkili mahkeme tarafından karar verilir:
a) 7 nci maddede sayılan haller. (Ancak, 7 nci maddenin (ı)
bendinde belirtilen tanınmış markalarla ilgili davanın tescil
tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde açılması gerekir. Markanın
tescilinde kötü niyet varsa iptal davası süreye bağlı değildir.)
b) 8 inci maddede sayılan haller. (Ancak, 8 inci maddenin son
paragrafı çerçevesinde açılan davada önceki hak sahibi koruma
süresinin bitiminden itibaren 2 yıl içerisinde markasını
kullanmamışsa bu bir hükümsüzlük nedeni sayılmaz.)
c) 14 üncü maddeye aykırılık. ( Ancak, 5 yılın dolması ile
davanın açıldığı tarih arasında ciddi biçimde kullanma
hükümsüzlük nedeni sayılmaz. Dava açılacağı düşünülerek kullanma
gerçekleşmiş ise, mahkeme davanın açılmasından önceki üç ay
içerisinde gerçekleşen kullanmayı dikkate almaz.)
d) Marka sahibinin davranışları nedeniyle, marka mal ve
hizmetler için yaygın bir ad haline gelmiş ise,
e) Hak sahibi veya yetkili kıldığı kişi tarafından kullanım
sonucunda tescil edildiği mal ve hizmetlerin niteliği, kalitesi,
üretim yeri ve coğrafi kaynağı konusunda halkta yanlış anlama
ihtimali var ise,
f) 59 uncu maddeye aykırı kullanım
Hükümsüzlük nedenleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal
veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, yalnız o mal veya hizmet ile
ilgili olarak kısmi hükümsüzlüğe karar verilir.
Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu
mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu
ayırtedici bir nitelik kazanmış ise 7 nci maddenin (b), (c), (d)
bentlerine göre tescili hükümsüz sayılmaz.
Hükümsüzlük Talebi
Madde 43 - Markanın hükümsüzlüğünü, ilgili mahkemeden zarar
gören kişiler, Cumhuriyet Savcıları veya ilgili resmi makamlar
isteyebilir.
Hükümsüzlüğün Etkisi
Madde 44 - Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde,
kararın sonuçları geçmişe etkilidir.
Marka sahibinin kötü niyetli olarak hareket etmesinden
kaynaklanan, zararın giderilmesine ilişkin tazminat talepleri
saklı kalmak üzere, hükümsüzlüğün geriye dönük etkisi, aşağıdaki
durumları etkilemez:
a) Markanın hükümsüz sayılmasından önce, bir markaya tecavüz
sebebiyle verilen hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar,
b) Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce, yapılmış ve
uygulanmış sözleşmeler. Ancak, hal ve şartlara göre, haklı
sebepler ve hakkaniyet düşüncesi ile sözleşme uyarınca ödenmiş
bedelin kısmen veya tamamen iadesi mümkündür.
Bir markanın hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar, herkese
karşı hüküm doğurur.
İKİNCİ BÖLÜM
MARKA HAKKININ SONA ERMESİ
Sona Ermenin Sebepleri
Madde 45 - Marka hakkı;
a) Koruma süresinin dolması ve markanın süresi içinde
yenilenmemesi,
b) Marka sahibinin marka hakkından vazgeçmesi,
nedenlerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.
Marka hakkının sona ermesi, sona erme sebebinin gerçekleşmiş
olduğu andan itibaren hüküm ifade eder. Marka hakkının sona
ermesi, ilgili bültende yayınlanır.
Marka Hakkından Vazgeçme
Madde 46 - Marka sahibi, markanın kullanılacağı malların ve/veya
hizmetlerin tamamından veya bir kısmından vazgeçebilir.
Vazgeçmenin yazılı olarak Enstitü'ye bildirilmesi gerekir.
Vazgeçme, Marka Siciline kayıt tarihi itibariyle hüküm doğurur.
Marka Siciline kayıt edilmiş hakların ve lisans sahiplerinin
izni olmadıkça, marka sahibi marka hakkından vazgeçemez.
Marka üzerinde, bir üçüncü kişi tarafından hak sahipliği iddia
edilmekte ise, onun izni olmadıkça, marka hakkından
vazgeçilemez.
ALTINCI KISIM
ENSTİTÜ KARARLARINA İTİRAZ
İtiraz
Madde 47 - Enstitü kararlarına karşı itiraz edilebilir.
Sonuçlanmayan kararlarla ilgili itiraz yapılabilmesi için, söz
konusu karara ayrı itiraz yapılmasına izin verilmelidir.
İtiraza Yetkili Kişiler
Madde 48 - Enstitü tarafından alınacak kararlardan zarar gören
kişiler, kararlara karşı Enstitü nezdinde itiraz yapabilir.
Alınan kararlarla ilgili işlemlere taraf diğer kişiler doğrudan
itiraz yetkisine sahiptir.
İtiraz Şekli ve Zamanı
Madde 49 - İtiraz, kararın bildiriminden sonraki iki ay
içerisinde yazılı olarak Enstitüye yapılır. İtirazın
değerlendirilmesi için, itiraz ücretinin itiraz sırasında
ödenmesi gerekir. Kararın bildiriminden sonraki iki ay içinde,
itiraz konusunun gerekçeleri yazı1ı olarak verilir. Bu süre
içinde gerekçelerin verilmemesi halinde itiraz yapılmamış
sayılır.
İlgili Dairenin Düzeltme Kararı
Madde 50 - Enstitü ilgili Dairesi, itirazın haklı olduğuna ve
doğruluğuna ikna olursa, kararını düzeltebilir. Bu durum, alınan
kararlarla ilgili işlemlere doğrudan taraf olmayan kişilerin
itirazı halinde uygulanmaz.
Enstitünün ilgili Dairesi yapılan itirazı kabul etmezse, itirazı
herhangi bir yorumda bulunmaksızın, Yeniden İnceleme ve
Değerlendirme Kuruluna gönderir.
İtirazların İncelenmesi
Madde 51 - İtiraz, incelenebilir nitelikte ise, Yeniden İnceleme
ve Değerlendirme Kurulu, itirazın incelenmesi işlemlerini
başlatır.
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu, yönetmelikte öngörülen
süre içinde, diğer taraf veya makam tarafından ileri sürülen
görüşler hakkında, tarafları görüşlerini bildirmeye davet eder.
İtiraz Hakkında Karar
Madde 52 - İtirazın incelenmesinden sonra, Yeniden İnceleme ve
Değerlendirme Kurulu, itiraz hakkında kararını verir.
Kararlara Karşı Dava Açılması
Madde 53 - Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun, 47 nci
ila 52 nci maddelerde belirtilen itiraz işlemleri ile ilgili
kesinleşen kararlarına karşı, kesinleşen kararın bildirim
tarihinden itibaren iki ay içinde, yetkili mahkemede dava
açılabilir.
YEDİNCİ KISIM
GARANTİ MARKALARI VE ORTAK MARKALAR
Garanti Markaları
Madde 54 - Garanti markası, marka sahibinin kontrolü altında
birçok işletme tarafından o işletmelerin ortak özelliklerini,
üretim usullerini, coğrafi menşelerini ve kalitesini garanti
etmeğe yarayan işarettir.
Garanti markasının marka sahibinin veya marka sahibine iktisaden
bağlı olan bir işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılması
yasaktır.
Ortak Marka
Madde 55 - Ortak marka, üretim veya ticaret veya hizmet
işletmelerinden oluşan bir grup tarafından kullanılan işarettir.
Ortak marka gruptaki işletmelerin mal veya hizmetlerini diğer
işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeğe yarar.
Garanti Markası veya Ortak Marka Teknik Yönetmeliği
Madde 56 - Bir garanti markasının veya ortak markanın tescili
için başvuru ile birlikte markanın kullanılma usul ve şeklini
gösterir bir teknik yönetmeliğin verilmesi zorunludur.
Garanti Markası Teknik Yönetmeliği markanın garanti edilen mal
veya hizmetlerin ortak özellikleri hakkında hükümler içerir ve
markanın kullanılmasının kontrolunun yapılma şekillerini ve
gerektiğinde uygulanacak cezaları öngörür.
Ortak Marka Teknik Yönetmeliğinde, ortak markayı kullanmaya
yetkili olan işletmeler belirtilir. ortak markanın tescili için
ortak marka sahipleri birlikte hareket eder.
Ortak markanın yenilenmesi için ortaklardan birinin başvurması
yeterlidir.
Teknik Yönetmeliğin Değiştirilmesi
Madde 57 - Teknik yönetmelikte yapılacak değişiklikler Enstitü
tarafından onaylanmadıkça uygulanamaz.
Teknik yönetmelikte yapılması istenilen değişiklikler, 56 nci
maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına veya kamu düzenine ve
genel ahlaka aykırı olması halinde, Enstitü tarafından
değişiklik talebi reddedilir.
Kanun Hükmünde Kararnameye Aykırı Teknik Yönetmelik
Madde 58 - Teknik yönetmelik, 56 nci maddede öngörülen şartları
içermediği takdirde, teknik yönetmelikte gerekli değişiklikleri
yapması, Enstitü tarafından marka sahibine bildirilir. Marka
sahibi bildirim tarihinden itibaren altı ay içinde gerekli
değişiklikleri yapmaz ve teknik yönetmeliği düzeltmez ise,
garanti markası veya ortak markanın tescili talebi red edilir.
Teknik Yönetmeliğe Aykırı Kullanma
Madde 59 - Marka sahibi, garanti markasının veya ortak markanın
belirli bir sürede teknik yönetmeliğe aykırı olarak kullanmasına
göz yumar ve taraflardan birinin başvurusu üzerine mahkemece
tanınacak süre içinde, söz konusu aykırı kullanım düzeltilmediği
takdirde, marka, tanınan süre sonunda mahkeme tarafından iptal
edilir.
Devir ve Lisans
Madde 60 - Garanti markasının veya ortak markanın devri veya bir
ortak markada lisans verilmesi, Marka Siciline kayıt halinde
geçerlidir.
SEKİZİNCİ KISIM
MARKA HAKKINA TECAVÜZ DURUMLARI
Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller
Madde 61 - Aşağıda yazılı fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) 9 uncu maddenin ihlali,
b) Marka sahibinin izni olmaksızın markayı veya ayırt
edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı
taklit etmek,
c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak
suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi
gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan
ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına
çıkarmak veya bu amaçlar için ithal etmek veya ticari amaçla
elde bulundurmak,
d) Marka sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluyla
verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü
kişilere devir etmek,
e) (a) ila (c) bendlerinde yazılı fiillere iştirak veya yardım
veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa
olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak,
f) Kendisinde bulunan ve başkası adına tescilli bir markayı veya
ayırt edilmeyecek derecede benzerini taşıyan ürünün veya ticaret
alanına çıkarılan malın nereden alındığını veya nasıl
sağlandığını bildirmekten kaçınmak.
Madde 61/A
a- Marka hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik
bildirimini gerçeğe aykırı olarak yapanlar, marka koruması olan
bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş, marka koruması olduğunu
belirten işareti yetkisi olmadan kaldıranlar, kendisini haksız
olarak marka başvurusu veya marka hakkı sahibi olarak
gösterenler hakkında, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezasına
ve üçyüz milyon liradan altıyüz milyon liraya kadar para
cezasına,
b- Hak ve alakası olmadığını veya tasarruf yetkisi bulunmadığını
bilmesi gerektiği halde, marka korunmasına ilişkin mevzuatın
devir ve intikal, rehin ve haczi ile ilgili maddelerinde yazılı
haklardan birini veya bu hakla ilgili lisansı başkasına
devreden, veren, rehneden, bu haklar üzerinde herhangi bir
tasarrufta bulunanlar ile korunan bir marka hakkının sahibi
olmadığı veya koruma süresinin bittiği veya marka hakkının
hükümsüzlüğü veya marka korumasından doğan hakkının sona ermesi
durumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa
çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya
ilanlarına, hukuken korunan bir marka hakkı ile ilgili olduğu
kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyan veya bu amaçla
yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı,
işaret veya ifadeleri kullananlar hakkında, iki yıldan üç yıla
kadar hapis cezasına ve altıyüz milyon liradan bir milyar liraya
kadar para cezasına,
c- 61 inci maddede yazılı fiilerden birini işleyenler hakkında,
iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına ve altıyüz milyon
liradan bir milyar liraya kadar para cezasına, ayrıca
işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılmasına ve aynı
süre ticaretten men edilmelerine hükmolunur.
Yukarıda yazılı suçlar hizmetlerini yaptıkları sırada bir
işletmenin çalışanları tarafından doğrudan doğruya veya emir
üzerine işlenmişse çalışanlar ve suçun işlenmesine mani olmayan
işletme sahibi, müdür veya temsilcisi ve hangi unvan ve sıfatla
olursa olsun işletmeyi fiilen yöneten kişi de cezalandırılır. Bu
tüzelkişinin işleri yürütülürken bu maddede sayılan suçlardan
biri işlenirse, tüzelkişi, masraflar ve para cezasından
müteselsilen sorumlu olur. Fiile iştirak edenler hakkında olayın
mahiyetine göre Türk Ceza Kanunu'nun 64, 65, 66 ve 67 nci
maddeleri hükümleri uygulanır. Bu maddede sayılan suçlardan
dolayı kovuşturma şikayete bağlıdır.
Bu madde hükümlerinin uygulanmasında 1412 sayılı Ceza
Mahkemeleri Usulü Kanunu'nun 344 üncü maddesinin birinci
fıkrasının 8 numaralı bendi uygulanmaz. Marka korumasından doğan
hakları tecavüze uğrayandan başka, 61 inci maddede sayılanlar
dışında kalan suçlarda Enstitü; marka hakkı sahibi olarak
belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarak
yapılması ile korunan bir marka hakkının sahibi olmadığı veya
koruma süresi bittiği veya herhangi bir sebeple marka hakkının
hükümsüzlüğü veya marka korumasından doğan hakkının sona ermesi
durumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa
çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya
ilanlarına , hukuken korunan bir marka hakkı ile ilgili olduğu
kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyma veya bu amaçla
yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda bu tarzda yazı,
işaret veya ifadelerin kullanılması durumlarında 5590 veya 507
sayılı kanunlara tabi kuruluşlar ve Tüketici Dernekleri de
şikayet hakkına sahiptir. Şikayetin fiil ve failden haberder
olma tarihinden itibaren iki yıl içinde yapılması gerekir.
Bu kapsamdaki suçlarla ilgili şikayetler acele işlerden sayılır.
Bu kanun hükümlerine göre marka hakkı başvurusu veya marka
korumasından doğan haklara tecavüz dolayısıyla üretilmesi cezayı
gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç,
cihaz, makine gibi vasıtaların zapdedilmesi veya elkoyulması
veya yok edilmesinde Türk Ceza Kanunu'nun 36 ıncı maddesi hükmü
ile Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun ilgili hükümleri
uygulanır.
Marka Sahibinin Talepleri
Madde 62 - Marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibi,
mahkemeden, aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması,
b) Tecavüzün giderilmesi ve maddi ve manevi zararın tazmini,
c) Marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya
kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye
yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara el koyulması talebi,
d) (c) bendi uyarınca el konulan ürünler üzerinde kendisine
mülkiyet hakkının tanınması; (Bu durumda, söz konusu ürünlerin
değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değer, kabul edilen
tazminatı aştığı zaman, marka sahibinin fazlayı karşı tarafa
ödemesi gerekir.)
e) Marka hakkına tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin
alınması, özellikle bu maddenin (c) bendine göre el koyulan
ürünlerin ve araçların üzerlerindeki markaların silinmesi veya
marka hakkına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası
talebi,
f) Marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme
kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak,
ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya yayın yoluyla duyurulması.
Hukuk Davalarında Yetkili Mahkeme
Madde 63 - Marka sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine
açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının
ikametgahının olduğu veya suçun işlendiği veya tecavüz fiilinin
etkilerinin görüldüğü yerdeki mahkemedir.
Davacının Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, yetkili mahkeme,
sicilde kayıtlı vekilin iş yerinin bulunduğu yerdeki ve eğer
vekillik kaydı silinmiş ise, Enstitünün merkezinin bulunduğu
yerdeki mahkemedir.
Üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi
aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalının
ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir. Marka başvurusu veya
marka sahibinin Türkiye'de ikamet etmemesi halinde, ikinci fıkra
hükmü uygulanır.
Birden fazla mahkemenin yetkili olduğu durumda, yetkili mahkeme,
ilk davanın açıldığı mahkemedir.
Tazminat
Madde 64 - Marka sahibinin izni olmaksızın, marka taklit
edilerek üretilen ürünü üreten, satan, dağıtan veya başka bir
şekilde ticaret alanına çıkaran veya bu amaçlar için ithal eden
veya ticari amaçla elde bulunduran kişi, hukuka aykırılığı
gidermek ve sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdü.
Taklit markayı herhangi bir şekilde kullanmakta olan kişi, marka
sahibinin markanın varlığından ve tecavüzden kendisini haberdar
etmesi ve tecavüzü durdurmasını talep etmesi halinde veya
kullanmanın kusurlu bir davranış teşkil etmesi halinde, sebep
olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Tecavüzü Kanıtlayan Belgeler
Madde 65 - Marka sahibi, markanın kendi izni olmaksızın taklit
edilerek kullanılması sonucunda uğramış olduğu zarar miktarının
belirlenmesi için tazminat yükümlüsünden markanın kullanılması
ile ilgili belgeleri vermesini talep edebilir.
Yoksun Kalınan Kazanç
Madde 66 - Marka sahibinin uğradığı zarar, sadece fiili kaybın
değerini değil, ayrıca marka hakkına tecavüz dolayısıyla yoksun
kalınan kazancı da kapsar.
Yoksun kalınan kazanç, zarar gören marka sahibinin seçimine
bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden birine göre
hesap edilir:
a) Marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka
sahibinin markanın kullanması ile elde edebileceği muhtemel
gelire göre,
b) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde
ettiği kazanca göre,
c) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması
ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi
gereken lisans bedeline göre.
Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle markanın
ekonomik önemi, marka hakkına tecavüz edildiği anda geçerlilik
süresi ve tecavüz sırasında markaya ilişkin lisansların sayısı
ve çeşidi gibi etkenler göz önünde tutulur.
Yoksun Kalınan Kazancın Artırımı
Madde 67 - Marka üzerinde tasarruf yetkisi olan kişi, yoksun
kalınan kazancın hesaplanmasında, 66 ncı maddenin ikinci
fıkrasının a veya b veya c bendlerinde belirtilen değerlendirme
usullerinden birini seçmişse; mahkeme, ürünün satışında markanın
ekonomik bakımdan önemli bir katkısının bulunduğu kanaatına
vardığı takdirde, kazancın hesaplanmasında makul bir payın daha
eklenmesine karar verir.
Markanın ilgili ürüne ekonomik bakımdan önemli bir katkısının
olduğunun kabul edilebilmesi için, ilgili ürüne olan talebin
oluşmasında markanın belirleyici etken olduğunun anlaşılmış
olması gerekir.
Markanın İtibarı
Madde 68 - Marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü
veya uygun olmayan bir şekilde kullanılması sonucunda, markanın
itibarı zarara uğrarsa, marka sahibi, bu nedenle, ayrıca
tazminat isteyebilir.
Dava Açılamayacak Kişiler
Madde 69 - Marka sahibi, sebep olduğu zarardan dolayı marka
sahibine tazminat ödemiş olan kişi tarafından piyasaya sürülmüş
ürünleri kullanan kişilere karşı, Kanun Hükmünde Kararnamenin bu
bölümünde yer alan davaları açamaz.
Zamanaşımı
Madde 70 - Marka hakkına tecavüzden doğan özel hukuka ilişkin
taleplerde, zamanaşımı süresi için, Borçlar Kanununun, zaman
aşımına ilişkin hükümleri uygulanır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Madde 71 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen bütün
davalarda, görevli mahkeme, Adalet Bakanlığınca kurulacak
İhtisas Mahkemeleridir.
Asliye Ticaret ve Asliye Ceza Mahkemelerinden hangilerinin
İhtisas Mahkemesi olarak görevlendirileceğini ve bu mahkemelerin
yargı çevresini Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve
Savcılar Yüksek Kurulu belirler.
Enstitünün bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre aldığı
bütün kararlara karşı açılacak davalarda ve Enstitünün
kararlarından zarar gören üçüncü kişilerin Enstitü aleyhine
açacakları davalarda görevli mahkeme, birinci fıkrada belirtilen
İhtisas Mahkemeleri'dir.
Hükmün İlanı
Madde 72 - Dava sonucunda haklı çıkan taraf, haklı bir sebebin
veya menfaatının bulunması halinde, masrafları karşı tarafa ait
olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri
vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesini talep etmek
hakkına sahiptir.
İlanın şekli ve kapsamı kararda tesbit edilir. İlan hakkı,
kararın kesinleşmesinden sonra üç ay içinde talep edilmezse
düşer.
Lisans Alanın Dava Açması ve Şartları
Madde 73 - Aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, inhisari
lisansa sahip olan kişi, üçüncü bir kişi tarafından marka
sahibinin marka hakkına tecavüz edilmesi durumunda, marka
sahibinin bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca açabileceği
davaları, kendi adına açabilir. İnhisari olmayan lisans sahibi
olanların, dava açma hakları yoktur.
Birinci fıkra uyarınca, marka hakkına tecavüz dolayısıyla dava
açma hakkı olmayan bir lisans alan, noter vasıtasıyla yapacağı
bir bildirimle, gereken davayı açmasını marka sahibinden
isteyebilir.
Marka sahibinin, yukarıdaki fıkrada belirtilen talebi, kabul
etmemesi veya bildirimin alındığı tarihten itibaren, üç ay
içinde, gerekli davanın açılmaması halinde, lisans alan yaptığı
bildirimi de ekleyerek, kendi adına dava açabilir.
Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesi karşısında ve söz konusu
sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini
mahkemeden talep edebilir.
Üçüncü fıkra uyarınca, dava açan lisans alanın, dava açtığını
marka sahibine bildirmesi gerekir.
Marka Hakkına Tecavüzün Mevcut Olmadığı Hakkında Dava ve
Şartları
Madde 74 - Menfaatı olan herkes, marka sahibine karşı dava
açarak, fiillerinin marka hakkına tecavüz teşkil etmediğine
karar verilmesini talep edebilir.
Birinci fıkrada belirtilen davanın açılmasından önce, kendisinin
Türkiye'de giriştiği veya girişeceği sınai faaliyeti sonucu
üretilen ürünlerde kullanacağı markanın, başkasına ait bir marka
hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hakkında, marka sahibinden
görüşlerini bildirmesini noter aracılığı ile talep eder.
Bu talebin marka sahibine tebliğinden itibaren bir ay içinde
marka sahibinin cevap vermemesi veya verilen cevabın menfaat
sahibi kişi tarafından kabul edilmemesi halinde, menfaat sahibi
birinci fıkraya göre dava açar.
Birinci fıkrada belirtilen dava, marka hakkına tecavüzden dolayı
kendisine karşı dava açılmış bir kişi tarafından açılamaz.
Dava, marka üzerinde hak sahibi bulunan ve Marka Siciline kayıt
edilmiş olan, bütün hak sahiplerine tebliğ edilir.
Bu maddede belirtilen dava, markanın hükümsüzlüğü davasıyla
birlikte de açılabilir.
Delillerin Tesbiti Davası
Madde 75 - Marka hakkına tecavüzü ileri sürmeye yetkili olan
kişi, bu haklara tecavüz sayılabilecek olayların tesbitini
mahkemeden isteyebilir.
İhtiyati Tedbir Talebi
Madde 76 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamede öngörülen türde dava
açan veya açacak olan kişiler, dava konusu markanın kendi marka
haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde Türkiye'de kullanılmakta
olduğunu veya kullanılması için ciddi ve etkin çalışmalar
yapıldığını ispat etmek şartıyla, davanın etkinliğini temin
etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini talep edebilir.
İhtiyati tedbir talebi, dava açılmadan önce veya dava ile
birlikte veya daha sonra yapılabilir. İhtiyati tedbir talebi,
davadan ayrı olarak incelenir.
İhtiyati Tedbirin Niteliği
Madde 77 - İhtiyati tedbirler, verilecek hükmün etkinliğini
tamamen sağlayacak nitelikte olmalı ve özellikle aşağıda
belirtilen tedbirleri kapsamalıdır:
a) Davacının marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin
durdurulması,
b) Marka hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen
şeylere Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman
veya bölge gibi olanlar dahil, bulundukları her yerde el
konulması ve bunların saklanması,
c) Herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu Hükümlerinin Uygulanması
Madde 78 - Tesbit davaları ve ihtiyati tedbirlerle ilgili diğer
hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır.
Gümrüklerde El Koyma
Madde 79 - Hak sahibinin yetkilerine tecavüz oluşturması
nedeniyle cezayı gerektiren taklit markalı mallara, ithalat veya
ihracaat sırasında hak sahibinin talebi üzerine, Gümrük
İdareleri tarafından ihtiyati tedbir niteliğinde el konulabilir.
El koyma ile ilgili uyğulama bu konuda çıkarılacak mevzuatta
düzenlenir.
Gümrük İdarelerindeki tedbir, el koyma kararının tebliğinden
itibaren on gün içinde esas hakkında ihtisas mahkemesinde dava
açılmaz veya mahkemeden tedbir niteliğinde karar alınmazsa
idarenin el koyma kararı ortadan kalkar.
DOKUZUNCU KISIM
İŞLEM YETKİSİ OLAN KİŞİLER VE MARKA VEKİLLERİ
İşlem Yetkisi Olan Kişiler
Madde 80 - Aşağıdaki kişiler marka konuları ile ilgili olarak
Enstitü nezdinde işlem yapabilir:
a) Gerçek veya tüzel kişiler. Tüzel kişiler, yetkili organları
tarafından tayin edilen kişi veya kişilerce temsil edilir.
b) Marka vekilleri.
İkametgahı yurt dışında bulunan kişiler ancak marka vekilleri
vasıtasıyla temsil edilir.
Marka vekili tayin edilmesi halinde, tüm işlemler marka vekili
vasıtasıyla yapılır. Marka vekiline yapılan tebligat asile
yapılmış sayılır.
ONUNCU KISIM ÜCRETLERİN ÖDENMESİ VE HUKUKİ SONUÇLARI
Ücretlerin Ödeme Süreleri ve Sonuçları Madde 81 - Yönetmelikte
öngörülen, marka başvurusu ve tescil edilmiş bir marka ile
ilgili ücretler, başvuru sahibi veya marka sahibi veya varsa
sicilde kayıtlı vekili tarafından ödenir. Bir markanın tescil
edilmesi ile ilgili işlemler için ödenmesi gereken ücretin, bu
Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen süreler içinde ödenmemesi
halinde, marka başvurusu geri çekilmiş kabul edilir.
ONBİRİNCİ KISIM SON HÜKÜMLER
Yürürlükten Kaldırılan Hükümler Madde 82 - 3/3/1965 tarihli ve
551 sayılı Markalar Kanunu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ HÜKÜMLER
Geçici Madde 1 - Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe
girdiği tarihten önce yapılmış marka başvuruları hakkında,
başvuru tarihindeki Kanun hükümleri uygulanır. Bu Kanun Hükmünde
Kararname yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış ve sicile
kaydedilmiş devir, intikal ve lisans işlemlerinden dolayı
kazanılmış haklar saklı kalmak üzere, bu çeşit işlemlerde
meydana gelecek değişiklikler için bu Kanun Hükmünde Kararname
hükümleri uygulanır. Geçici Madde 2 - Hizmet Markalarını fiilen
kullananlar, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren en geç oniki ay içinde, söz konusu hizmet
markasını kullandıklarını kanıtlayacak resmi belgeleri de
eklemek suretiyle hizmet markasının tescilini talep
edebilecektir. Enstitü, oniki aylık süre dolduktan sonra, hizmet
markası sahiplerinin taleplerini ilk kullanım tarihlerini de
dikkate alarak değerlendirir. Geçici Madde 3 - Bu Kanun Hükmünde
Kararnamenin uygulanması bakımından, İhtisas Mahkemeleri
kuruluncaya kadar, Asliye Ticaret ve Asliye Ceza Mahkemelerinin
hangilerinin İhtisas Mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu
mahkemelerin yargı çevresi Adalet Bakanlığının teklifi üzerine
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir.
Yürürlük Madde 83 - Bu Kanun Hükmünde Kararname yayımı tarihinde
yürürlüğe girer. Yürütme Madde 84 - Bu Kanun Hükmünde Kararname
hükümlerini Bakanlar Kurulu
yürütür.
|